Kısa Öyküler

İkimize Özel

Benim en sevdiğim renk turuncu. Aklım da kalan çocukluk anılarımın rengi. Yediğim şekerin turuncusu, büyükannemin evinde ki turuncu güller. 3 yaşındayken çıktığımız tatil de gökyüzünün turuncusu, çok severek izlediğim çizgi filminde, kötü kalpli tavşana karşı duran minik periler. Mesela ben orada bile turuncu periydim.

Hepsi bambaşka, hepsi aklım da. En aklımda kalan ise 4 yaşlarında iken büyükannemin Datça da ki evine gittiğimiz de yaşadıklarım. Bahçesi çiçeklerle çevrili, sarı duvarlarından sarmaşıklar inen, kapıları bembeyaz, içerisi vanilya kokan o eve gittiğimiz bir Yaz günüydü. Eve girer girmez, Hemen büyükannemin odasına koşuyordum ki annem beni durdurdu.

“Şimdi olmaz bebeğim, Büyükannen biraz hasta” dedi.

O anda Küçücük aklımdan neler geçti. Yoksa büyükannemi korkunç tavşan mı ele geçirmişti! Mutlaka o odaya girmeli büyükanneme yardım etmeliydim.

Sonunda da bir yolunu bulmuştum. Annem ve babamın mutfakta sessizce bir şeyler fısıldaşmalarını fırsat bilip, üzerinde pembe çiçekler olan beyaz kapıdan içeri girdim.

“Büyükanne merak etme şimdi sihirli peri tozu gücümle, seni korkunç tavşan dan kurtaracağım” diyerek oradan oraya koşup, hayalim de (güya) her yere pembe peri tozu attım.

Sonra büyükannemin yanına gidip, yatağa çıktım. Büyükanneme sarılıp ” şimdi güvendesin işte, seni çok özledim. Lütfen artık kalk bu yataktan” dedim. Bana bakıp gülümsedi. Elimi tuttu ve;

“Benim küçük petunyam, iyi ki geldin. Bende seni bekliyordum. İşte şimdi gidebilirim. Hadi elimi tut, birlikte inelim bahçeye” dedi.

El ele, birlikte bahçeye indik. Ben bahçeye iner inmez, büyükannemin elini bırakıp, süs havuzunun etrafında uçuşan beyaz kelebeklere koştum. Kıkır kıkır gülüşüp, kelebeklerle oynuyordum. Çok mutluydum. Gözümü kamaştıran güneşten büyükannemin yüzünü tam göremesem de bana baktığını biliyordum.

O sırada annem geldi

“Havuzun orada ne yapıyorsun? Tek başına bahçe de ne işin var?” dedi.

“Hayır, anne bak işte büyükannem orada!” Deyip başımı çevirdiğim de büyükannem orada yoktu. Annem yüz hizama eğilerek;

 “Bebeğim büyükannen yukarıda uyuyor. Sen yanlış görmüşsün, şimdi onu almaya gelecekler. Sonsuz istirahat edeceği yere gidecek” dedi.

“Orası neresi anne” dedim dudaklarım titreyerek.

“Başka bir dünya, sakın üzülme o hep bizim kalbimiz de.” Diyerek sağ gözünden akan bir damla yaşı sildi ve birlikte yukarıya çıktık. Kapı açıktı ve gerçekten büyükannem orada uyuyordu. 

Bu anımı kimseye anlatamadım. Hep kalbimde, aklımda yeşerdi, çiçeklendi. Kalbim de yaşadı. İkimize özel anısı ile, vanilya kokan evi ile, bahçesinde uçuşan beyaz kelebekleri ile, o beyaz kapının ardında beni bekleyen hasreti ile…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.