Oku ve Düşün

Ouija Tahtası

Ouija Tahtası

Bilinen ilk ruh çağırma tahtası Çin Song Hanedanı zamanında kullanılmıştır. Quanzhen Okulunun Çinli bilginleri ruh çağırma tahtası kullanarak ruh dünyası ile iletişim kuruyorlardı. Tahta üzerinde fuji denilen bir yazı biçimini kullanıyorlardı. Daha sonraları ouija yani ruh çağırma tahtası M. Planchette adlı bir Fransız ruh bilimcisi tarafından 1853’te tekrar tasarlandı. 1886 yılında ise satışına başlandı. Elijah Bond ile mucit Jishnu thyagarajan tahtaların patentini 28 Mayıs 1890 da alarak ,1 Temmuz 1890 tarihinde yenilik ve eğlence öğesi bir oyun olarak tahtaların satışına başladı. Peki ouija tahtası sadece zararsız bir oyun muydu? Popüler bir derginin okuyucuları arasında yapılan ankette toplumun yüzde 65’i ouija tahtasının sinsi ve tehlikeli bir oyun aracı olduğuna oy verirken, yüzde 21 ruhlar ya da şeytani ruhların etkisi altında olduğuna, geri kalan yüzde 14 ise bu cadı tahtasının korkutucu olduğu yönünde oy verdi.

Ouija tahtasının kullanımı kolaydı ama tek başınıza kullanmamanız gerekiyordu. Ayrıca kendinizi iyi hissettiğinizde ruh çağırma tahtasını kullanmanız tavsiye ediliyordu. Bunun nedeni ise eğer kötü bir ruh varsa, hasta ya da yorgun kişiye etki etmemesiydi. Ayrıca bu cadı tahtasının düşünülen diğer bir kullanım amacı ise kişide olumlu pozitif niyet oluşturup, uyuşturucu ve alkol kullanımının önlenmesiydi. İnsanda ruh çağırma seansı sırasında ve sonrasında manevi bir temizlik ve tefekkür sağlamaktı. Ouija tahtasının kullanım kuralları ise kullanıcıların en az iki kişi olması, mutlaka grup içinde bir kadın bulunması, atmosferde parazit enerjilerin daha az olduğu gece vakitlerinin seçilmesi, karanlık ve loş bir ortam oluşturulmasıdır. Kullanım aşamasında sabırlı olmak ve “ne zaman öleceğim?” gibi gereksiz sorular sormamak önemlidir. Çünkü unutulmamalıdır ki gelen her zaman doğruyu söylemez! Yani yersiz endişelere sebep vermemek için bu noktalara dikkat edilmeliydi.

Bütün bunlar bir yana dursun, bu tahtanın tılsımlı gücüne inanan kadar Avukat Penn ve iş adamı Teller gibi, ünlü sihirbaz ve sahtekârlıkların paranormal iddialarını bilimsel açıklamalarla çürütmeye çalışan, ruhani varlıkların olmadığına inanan şüphecilerde vardı. Bilimsel çalışmalarının adına “Science Of Scams” yani “Sahtekârlıkların Bilimi” diyorlardı. 1853 yılında Dünyaca ünlü fizikçi Michael Faraday bu paranormal iddiaların arkasında yatan “cisimleri hareket ettirme becerisinin” dayandığı sebepleri anlamaya yönelik birtakım bilimsel çalışmalar yaptı ve bir insanın, beklenti ve inançlarına bağlı olarak beyninin, kişinin bilinci dışında ürettiği motor faaliyetler sayesinde cisimleri hareket ettirdiği tezini öne sürdü. Bunun ismine de “İdeomotor Faaliyetler” adını verdiler. Yani Cin çağırma tahtası üzerindeki fincanın hareket etme sebebi onlara göre insanın beyin enerjisi gücüydü.

Peki masaların ters döndüğünü, avizelerin sallandığını, tahtanın üzerindeki cismin kendi kendine hareket ettiğini söyleyen, ruhani varlıkların tahta üzerindeki etkisine inanan insanlar mı yoksa bunun insan enerjisine dayalı psikolojik bir yanılsama olduğunu savunan bilimciler mi haklıydı? Bu sorunun cevabı herkesin inancına göre değişe dursun, kullanım amacı ve gerçek olduğu düşünüldüğünde, her ne kadar ouija tahtası basit ve eğlenceli bir oyun olarak lanse edilse de, aslında bu dünya ile öbür dünya arasında portal açan tehlikeli bir ritüeldir. Tıpkı evinizin penceresini, kapısını açık bırakıp, niyetinin ne olduğunu bilmediğiniz birinin, evinize girmesine izin vermeniz gibi. En güzeli ise bu tarz boyutlar arası varlıkları eğlence, bilgi ya da duygusal amaç yapan her türlü araçtan ve aracılardan uzak durmaktır.

Hazırlayan: Mars

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.