Kısa ÖykülerMizah Köşesi

Sabotaj

6 ay önce mutfak da sabotaj yarışmasına katıldım. Ön elemelerden başarı ile geçtikten sonra artık mutfakta sabotaj yarışmacısı olmaya hak kazanmıştım. Yemek benim için bir tutku. Ben yaptığım her yemeği büyük bir konsantrasyon ile yapan, bir kremayı bile sütünden parlak rengine, kokusuna kadar en doruk noktasına taşıyan, adeta bu işe kendini adayan biriyim.

Yarışmanın ilk günü bizden Fettuccine Alfredo yapmamızı istediler. Her yarışma 2 turdan oluşuyor. Yarışma ana yemek ve tatlı turu olmak üzere iki turdan oluşup, her tur için bir saatten toplamda 2 saat sürüyor. Markete girmeden hemen önce aklım da krema, makarna, un, süt, tavuk diye alacaklarımı listelemiştim. Alışveriş için bir dakikamız vardı. Hızla markete girdik. Markete ne zaman girdik ne aldım ne yaptım bilmiyorum. Heyecandan hiç aklımda planladığım gibi olmadı alışverişim. Market alışverişimizi tamamlayıp, yerlerimize geçtik ve tam bıçaklarımızı çıkartmıştık ki ilk sabotaj geldi.

Bize verdikleri 25 bin Türk lirası para ile sabotajı açık arttırma ile alıp istediğim kişiye verebilirim ya da hiçbir sabotajı almam para cebime kalır. Ve ben kendime o kadar çok güveniyorum ki tabii ki de paramı o sabotaja harcamayacaktım. İlk sabotajı alan kişi istediği bir yarışmacının bıçaklarını alabiliyor ve o kişi tur bitene kadar asla bıçak kullanamıyor. Açık arttırma bin lirayla başladı. Sağ tarafım da duran Nusret Bey 25 bin lira parasının beş bin lirasıyla açık arttırmayı kazanıp sabotajı aldı ve bilin bakalım kimin bıçaklarını elinden aldı. Evet tabii ki de benim! Tavuk göğsüne bakarak ne yapacağımı düşünüyordum ki aklıma tavanın kenarıyla tavukları sıkıştırarak doğramak geldi işe de yaradı açıkçası.

O sırada yeni bir sabotaj geldi. Bu sabotajı alan kişi istediği yarışmacının elindeki tavuklarını alıp yerine piliç sosis verecek. Ben yine katılmadım dedim ki bu sefer bana gelmez ama geldi. Yine Nusret bin liralık açık arttırmayı altı bin lira ile alarak piliç sosisleri bana kitledi. Anlaşılan Nusret bana oynuyordu. Olsun. Ben nasılsa bu yarışmayı kazanacaktım. Hem piliç sosis işime de gelmişti. Rahat, rahat kesiyordum tavanın kenarı ile çabuk da pişecekti. Derken 3. Sabotaj geldi. Bu seferki sabotajı alan istediği yarışmacının elindeki makarnaları alacaktı. Bu sefer sol tarafımda ki yarışmacı Somer şef altı bin lirasıyla sabotajı kazandı ve benim elimdeki makarnaları aldı. Anlaşılan bunlar beni ilk turdan elemeye niyetliydi. Hemen unumu, yumurtamı kaptığım gibi sert bir hamur yaptım. Zaten kaynatmış olduğum suya, hamurlarımı atıp pişirmeye bıraktım. Piliç sosislerimi ve mantarlarımı ızgara da pişirip, krema ve köri ile harmanlayıp, servis tabağıma önce makarnalarımı üzerine kremalı sosumu ekleyerek servisi tamamladım.

İşte Kritik An! Tadım aşaması.

Ünlü gurme Vedat Milor yanımıza gelerek tek tek yemeklerimizin tadına ve görseline baktı. Yarışmanın moderatörü tadım yapacak olan kişinin bizim ne gibi sabotajlara maruz kaldığımızla ilgilenmediğini söyledi. Ve makarnası pişmediği için elenen Somer şef oldu.

Nusret ve ben tatlı aşamasına kalmıştık. Bu sefer cupcake yapacaktık. Verilen bir dakika süre başlamış, hızla markete girmiştik. Ne bulursam attım sepete. Nasılsa sabotaj gelecekti. Hesaplarıma göre Nusret’in 12 bin lirası kalmıştı. Ve benim daha 25 bin liram duruyordu. Stantlarımıza geçmemiz ile birlikte süre başladı. Aradan iki ya da üç dakika geçmişti ki ilk sabotaj geldi. Acı biber! Evet bu sabotajı alan kişi diğer yarışmacıya acı biberleri verip, pastasında kullanmasını sağlayacaktı. Nusret her zamanki gibi 3 bin lira ile başlayan açık arttırmayı 4 bin diyerek aldı ve bana verdi. Ama sorun değildi çikolata ve acı doğru kullanıldığında iyi giden iki element olduğu için bunun da üstesinden gelecektim. Kekimi çırptım fırına koydum. Hindistan cevizi sütü ile acı çikolatalı bir krema yaptım. Kremamı buzdolabına Soğumaya bıraktım.

Tam o esnada ikinci sabotaj! Sürpriz dedi.

Bir akülü çocuk arabası içeri giriverdi! Bir an da Nusret’i siyah gözlükleri ile o akülü çocuk arabasının içinde, kek yaparken hayal etmek beni çok keyiflendirmişti.

Açık arttırma 5 bin lira ile açıldı. Ben “Seni bitireceğim oğlum” dercesine 7 bin lira diye bağırdım. Nusret durur mu hiç! 10 bin dedi hemen arkamdan. Ben durur muyum peki? 14 bin dedim. Nusret dumur oldu. Kaldı öylece çünkü sadece 14 bini kalmıştı ve bunun üzerine çıkamazdı 😊 Tıpış, tıpış akülü aracına oturuverdi. Malzemeleri nereye koyacağını şaşırdı. Onu izleyip, gülerken kekimi yaktım ☹

Umarım son sabotaj diğer yarışmacının hazırladığı keki alıp, yerine hazır kek vermektir diyerek dua ederken. Son sabotaj da geldi. Son sabotajımız pelüş büyük bir Tavşan kostümü giyip, o şekilde yemek yapmak. Ama bu imkânsız hemen Nusret’le göz göze geldik. Onun hala 14 bin lirası vardı. Benim ise 11 bin liram kalmıştı.

Yani The winner is NUSRET!

Sonuç olarak tavşan kostümünü giyip yerime geçtim.

Tam bir aptal gibi görünerek, kostümün pofunduk olmasından dolayı, yanmış kekimi çıkartırken parçaladım. Sonra o keki bir kaba koyup yine Hindistan cevizi sütü ile biraz ıslatıp, küçük kek kalıbında şekil verdim. Kalıptan çıkardığım kekin üzerine önceden sıkma torbasına koyup buzdolabına kaldırdığım, acılı çikolatalı kremamı koyarak, tabakladım. Bu arada Nusret akülü arabanın direksiyonuna krema dökmüş, havlu kâğıt arıyordu. Tabii ki de ona havlu kâğıt vermedim.

Son Tur!

Vedat Milor final masasına geçti. Biz de tabaklarımızı yanına götürdük. Nusret’in keki aynı kendisine benziyordu 😀 Tadımları yapan Bay Milor. Benim kekimi çok sevdi.  

Of tamam, tamam bakmayın öyle.

“Nusret’in kekinden biraz iyi olmuş. Yoksa ikisini de yemem”. Dedi.

Ama ne fark eder ki kazanmıştım. İşte bu be! Diyerek kazandığım 11 bin liramı havaya fırlattım. Sonra o paraları yerden toplarken niye şimdi böyle bir şey yaptım ki diye kendime kızdım.  Hep aralara kaçmış paralar. Neyse paramın iki yüz lirasını bulamamış olsam da çok mutluyum 😊

İnsanın hedefleri olmalı. Mesela benim sıradaki hedefim Masterchef! 😊 Şimdiden herkese GOODLUCK!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.