
Kelimelerimiz büyümüz, kalemimiz isyanımız.
Biz Kimiz?
Biz, kelimelerin dünyayı değiştirebileceğine inanan kadınlarız.
Bazen bir şiirin içinde saklanır, bazen bir öykünün karakterine dönüşür, bazen de kimsenin sormaya cesaret edemediği soruları yüksek sesle sorarız. Kimi zaman güler, kimi zaman öfkelenir, kimi zaman kendi karanlığımızda yolumuzu ararız. Ama ne olursa olsun yazmaktan, anlatmaktan ve kendimiz olmaktan vazgeçmeyiz.
Biz Edebî Cadı’yız.
Edebiyatın kalıplarına sığmayan, sözcüklerini başkalarının onayına göre seçmeyen, hayal gücünden ve özgürlüğünden ödün vermeyen kadınlarız. Yazarız, okuruz, düşünürüz, tartışırız. Dünyayı kadınların gözünden yeniden yorumlar, görünmeyeni görünür, duyulmayanı duyulur kılarız.
Çünkü her kadının anlatacak bir hikâyesi, her hikâyenin de kendine ait bir büyüsü vardır.
Ne Yapıyoruz?
Edebiyatı yalnızca kitapların sayfalarında değil, hayatın tam ortasında arıyoruz.
Edebî Cadı’da kadınların kaleminden çıkan öykülere, şiirlere, denemelere, eleştirilere ve özgün metinlere yer veriyoruz. Edebiyatı kültürle, sanatla, düşünceyle ve hayatın içinden gelen deneyimlerle buluşturuyoruz.
Kadın yazarların seslerini duyurabilecekleri, üretimlerini paylaşabilecekleri ve yeni okurlarla buluşabilecekleri bir alan oluşturuyoruz. Farklı üslupları, farklı dünyaları ve birbirine benzemeyen hikâyeleri aynı çatı altında bir araya getiriyoruz.
Burada tek bir doğru, tek bir anlatım biçimi ya da tek bir kadınlık hâli yok. Her kadının kendi sesi, kendi kelimeleri ve kendi anlatma biçimi var.
Biz o seslerin yan yana gelmesinden doğan çokluğu seviyoruz.
Neden Yapıyoruz?
Çünkü kadınların hikâyeleri anlatılmayı, okunmayı ve hatırlanmayı hak ediyor.
Çünkü edebiyat tarihi boyunca kadınlar kimi zaman susturuldu, kimi zaman görmezden gelindi, kimi zaman da kendi hikâyelerinin içinde bile kendilerine yer açmak zorunda kaldı.
Biz bu hikâyeyi değiştirmek istiyoruz.
Kadınların yalnızca başkalarının yazdığı karakterler değil, kendi dünyalarını kuran yazarlar olduğunu hatırlatmak istiyoruz. Kadın deneyimlerinin, düşüncelerinin, hayallerinin, itirazlarının ve çelişkilerinin edebiyatın ayrılmaz bir parçası olduğunu göstermek istiyoruz.
Birbirimizle yarışmak yerine birbirimizin sesini çoğaltabileceğimize inanıyoruz. Bir kadının kelimelerinin başka bir kadına cesaret verebileceğini, bir öykünün bir düşünceyi değiştirebileceğini, bir şiirin yıllardır saklanan bir duyguyu özgür bırakabileceğini biliyoruz.
Bizim için Edebî Cadı, yalnızca bir yayın platformu değil; kadınların kendilerine ve birbirlerine alan açtığı bir dayanışma biçimi.
Peki, Neden Cadı?
Çünkü cadı, yüzyıllar boyunca kendisinden korkulan, sınırların dışına çıktığı için suçlanan, bilgisi ve bağımsızlığı nedeniyle ötekileştirilen kadının simgelerinden biri oldu.
Biz o kelimeyi yeniden sahipleniyoruz.
Cadılığımız; merak etmekte, sorgulamakta, hayal kurmakta, üretmekte ve kendi yolumuzu çizmekte saklı. Büyümüz sözcüklerimizde, iksirimiz mürekkebimizde, süpürgemizse bizi yeni dünyalara taşıyan hayal gücümüzde.
Kimsenin kalıbına sığmak zorunda değiliz. Herkesin hikâyesine benzemek zorunda da değiliz.
Biraz aykırı, biraz alaycı, bazen hırçın, bazen kırılgan… Ama daima kendimize aitiz.
Bizim Dünyamızda…
Kadınların kalemi birbirine rakip değil, birbirine yoldaştır.
Farklılıklar bir tehdit değil, zenginliktir.
Edebiyat bir ayrıcalık değil, paylaşılabilen bir alandır.
Ve hiçbir kadın, anlatacaklarını başkalarının rahatına göre sansürlemek zorunda değildir.
Edebî Cadı; yazan, okuyan, düşünen, sorgulayan ve kendi sesini arayan kadınların buluşma noktasıdır.
Burada kadınlar yazar. Kadınlar anlatır. Kadınlar kendi hikâyelerini kurar.
Çünkü bazı büyüler kelimelerle yapılır. Bazı sınırlar kalemle aşılır. Bazı dünyalar ise ancak kadınlar kendi hikâyelerini anlatmaya başladığında değişir.
Edebî Cadı’ya hoş geldin.
Büyü başlasın.