
Kim korkmaz Hain Cadıdan?
Kral mı? Halk mı? Şeyhülislam mı? Erkekler mi? Yoksa Vampirler mi?
Valla, tarihe kısaca bir göz attığımızda görünen o ki, herkes korkmuş a dostlar.
Önceleri sakat ve yaşlı kadınları cadı ilân etmişler, yok etmişler. Yetmemiş, genç ve güzel kadınlara cadı demişler. Güzellik başa derler ya, cidden öyleymiş orta çağda. Şehvetinden sual olunmaz genç ve güzel kadınları, geceleri şeytanla buluşup iş birliği yapmakla suçlamışlar. Anaerkil toplumun güç ve strateji bolluğundan rahatsız olan erk milleti, ataerkil toplumu oluşturmanın insanlık için çok gerekli bir adım olacağını düşündüğünden olsa gerek, kendilerine otorite deyivermişler. Kadınların zekasını ve karşı konulmaz güçlü duruşlarını bir tehdit olarak görüp onlara doğaüstü güçler atfedivermişler ki, toplum önünde sindirilebilsinler.
Balkanlar aracılığıyla bizim kültürümüze de sirayet etmiş cadı dedikleri… Kanuni Sultan Süleyman ve II. Selim döneminde şeyhülislamlık yapan Ebussuûd Efendi’ ye fetva bile verdirtmiş. Bak sen şu kendini bilmeze!
Sonra bakılmış ki ne sivri şapkalar, ne çirkin burunlar, ne uzun süpürgeler yetmiyor “cadı kadınları” yok etmeye… Hatta duruma göre sevimli ve cazip bir hâl almaya başlamış cadılık. Eskiden bir kâbus ögesi olarak uykuları kaçırırken, modernitenin araya girmesiyle neredeyse estetik bir unsur olarak rüyaları süsler olmuş ve yer edinmiş sanat kürsülerinde.
“Şefaat Ya Resullah” diyeceğine “Seyahat Ya Resullah” diyerek, vip dünya turu biletini kapan Evliya Çelebi bile illallah etmiş, Seyahatnâmesinde Çerkez ve Abaza obur(cadı)larının gün doğana dek süren savaşlarını anlatmış. Kim bilir, belki de iki kadın arasındaki mahalle kavgasını dile getirmiştir kendince.
Yani kimseler baş edememiş bu ne idüğü belirsiz türle. En sonunda çareyi, yanına bir vampir vermekte bulmuşlar. Bir erkek figür ve bir yasak aşk koyarsak ortaya, bu iş tamamdır, demişler. Olağanüstü ve kötücül kimlik kifayetsiz gelmiş sanırım. Kadınların, -ay pardon- cadıların, aşka düşen zaaflarından faydalanmışlar. Onlarca film, dizi, kitap bulabilirsiniz cadı-vampir aşkı kurgusuna dair. Ve neredeyse hepsinde durumu kontrol altında tutan, işleri idare eden ve “kahraman” olan vampirdir. Erkek eleman yani. Böylece cadılar ismen ve cismen ortalıkta gezinmeye devam etseler de, fikren ve fiilen vampirlerin alt kadrosuna yerleştirilmişler.
Ez cümle, insan bilmediğinden korkar ve korkunun ecele faydası yok. Korkmadan yiyin, cadıların kaynattığı kazandan… Yoksa aç kalırsınız, maazallah.
Yazan: Cemre Poyraz

Bir yanıt yazın